|
Kategori: Belirtilmemiş
ÜÇ DİLEK SONRA Gerçekleşmeyen ilk dileğimsin benim.
Seni kazanmak, senin olmak.
Seni çok istedim. Günlerce. Aylarca hatta yıllarca... Lambanın tozunu üfledim. Ellerimi süremedim. Uzaktan seyrettim. Dokunabilirsem sana, içe kaçarsın, yakarsın beni sandım. Beni bekledin mi? Elbette beklemedin. Birde yağmurların altında bırakıp kaçışın olmasaydı...Ama sana doğru koştum ben yine karanlık mağaralarında, düşünmeden.
“Düşersin, dizlerin kanar” demedin bana. Dururum diye korktun. Ama kanamadı dizlerim. Senin mağaraların karanlıktı sadece.
Sen gerçekleşmeyen üç dileğimsin. Mor yağmurları senin için yaratamadım. Gürültüleri dudaklarıma saklayamadım. Ve hiçbir zaman en yakın, en yakın olamadım. Ama ne karalasam kalemimle, özde hep sen vardın. Nefesini hissetmek bile sadece, kutup rüzgârlarında kalmış alev topları gibi titretti beni. Seni çok istedim ben.
Reddetmedin de beni...
Sen gerçekleşmeyen
son dileğimsin. Sonsuza kadar sonda kalacağım, belli.
Madem önemli olamadım senin için……........... -boşver düşüncemi, nasıl olsa yine cevapsız kalacak -
Ben çok istedim seni. Peki, beni hiç fark ettin mi?
Yüreğime sıcaklığını bırakabildin mi?
01:49 - Tem. 16, 2009 - {yok} -
Kategori: Belirtilmemiş
Özlem
Yağmurlu bir gece, sabaha doğru zaman. Nasıl da özledim toprak kokusunu, öyle ki evlenme teklif ediyorum şu ana. Bu an hep benimle olsun, gitmesin diye. Sensizim sanma, sakın kelimelere aldanma. Öyle dolu ki içim seninle, şu koku, sıvı sesi. Sadece seni hatırlattığı için var gibi.
Bir kahve molasında, balkondan bakıyordum da, Yağmur gül yapraklarını saçmış yeşil çime. Renkler daha net sanki, daha ıslak soluduğum hava. Yollarda su birikintileri gökyüzüne ayna gibi. Havada kuşlar eksik, bende sen eksik. Toprağın yağmuru süzme sesi, arasına karışan göz yaşlarım.
Saçların geliyor aklıma, avuç avuç koklamak geliyor, Aynı batışı izlemek geliyor, aynı doğuşa kalkmak, Hayalden çıkmak ya da dalıvermek gerçekten bir hayale. Sonra alıyorum iki elini bırakıyorum suratıma, Yalnızlığımı aldatıyorum, görsel bir şölenle.
Gölgesi yok hayallerin, anlamsız gerçekler, Tepelenmiş cümleler, ard arda satırlar. İz bırakmıyor ıslak ayaklar.
Filmin en heyecanlı yeri burası işte. Kahraman bütün oynadığı sahneleri sonunda benimser, kabullenir geçen zamanı. Objelerin renkleri değer kazanır, şekillerindeki estetik belirginleşir. Görünmez yol açılır kalpten kalbe. Yatmaya hazırlanan sevgilisine tatlı rüyalar diler. Bir öpücük elveda der şüphelere. Uzaklarda bir ışık kapanır. Eller yastığın altına gider, özlem doğar, film biter...
23:36 - Tem. 13, 2009 - {1} -
Kategori: Belirtilmemiş

... Ve ne mutlu ki, bir gün aşk bağırdı; “ben buradayım, bırak beni, salıver artık... unut korkularını, ben korurum seni her şeyden, yeter ki güven bana... bırak kendini, salıver artık..."
00:13 - Nis. 29, 2009 - {yok} -
Kategori: Belirtilmemiş

Eğer hiç sevginiz yoksa, ne yaparsanız yapın; dünyadaki bütün tanrıların peşinden gidin, bütün toplumsal etkinliklere katılın, yoksulu kalkındırmaya çalışın, siyasete atılın, kitaplar yazın, şiirler yazın, ölü bir insansınız demektir. Sevgi yoksa sorunlarınız katlanarak çoğalır.
Sevgi varsa dilediğinizi yapın, hiçbir tehlike, hiçbir çatışma yoktur. Dolayısıyla sevgi erdemin özüdür. (krishnamurti)
21:43 - Nis. 22, 2009 - {yok} -
Kategori: Belirtilmemiş

.......... sakın bitti sanma her şeyi ayrılığı sevdiğim gibi durduğuma bakma odamın ışığını her yakışımda hala seni bekler gibiyim sen anlamasan da anlayamasan da ben seni sevdim kır çiçeğim zıtlıklar ve imkansızlıklara karşı sen, bilir misin ki gidişim yürekten değil ...........
(Erol ASLAN, "Geride Kalanlar" adlı kitabından)
00:45 - Mar. 6, 2009 - {yok} -
Kategori: Belirtilmemiş
"pastel dudaklarında"
hırçın bakışlı vahşi kısrak farkında mısın bilmiyorum ama hayallerimi gıdıklıyorsun yine bu gece saçların darmadağın, tenin yine terli kaç kez fısıldadım kulağına yalnızlığın tadının, seninle güzel olduğunu bak yine kör karanlık kırılıyor gözlerimde yıldızlar parıldamaya başladığında sessiz bir köşede kendimle dans etmek istiyorum bu gece. savrulan saçlarını okşamak pastel dudaklarında gezinmek istiyorum. ansızın dudak dudağa beden bedene bu gece sen ben ve bir kadeh şarap
( Erol ASLAN, "Geride Kalanlar" adlı kitabından)
21:54 - Şub. 13, 2009 - {4} -
Kategori: Belirtilmemiş

O çırılçıplak gecede Sen sendin ben de ben Bütün gece güneş açtık öpüşlerden Gün doğunca ne oldu birden O sabah kendi soğuğumuzdan Kar yağdırdık güneşten hep o korkuydu içimdeki Ya sen de sen değilsen.
(Aziz NESİN)
01:12 - Oca. 20, 2009 - {yok} -
Kategori: Belirtilmemiş
Bugüne kadar yorum yazan yazmayan (yazılanları yayınlamadığım için özür dileyerek), geçerken uğrayan, copy paste yapan herkese çok teşekkürler… Dostluklar; keşfettiğimiz ve biriktirdiğimiz güzellikler kadar zengindir. Hayatın mutluluğunu yakalamanız dileğiyle…
00:28 - Ara. 5, 2008 - {yok} -
|